Exxen, dünya çapında nasıl başarılı olabilir?

2020 yılında da gördük ki streaming servis dediğimiz dijital içerik sağlayıcı platformlar gittikçe güçleniyor.

Çünkü video tüketimi hem Netflix, YouTube gibi platformlarda hem de sosyal medyada yükseliyor.

2021 yılı için video piyasası büyüklüğünün 70 milyar dolara varması bekleniyor.

2027’ye kadar yüzde 20’lik büyüme öngörülüyor.

Kısacası büyümekte olan bir sektörde ve piyasada yatırım yapmak çok mantıklı.

Streaming dediğimiz bu dijital içerik üreticisi platformları Netflix gibi dizi, film, belgesel, reality şov, komedi gibi çok geniş bir şemsiyede eğlence ve eğitim içeriği sunan platformlar olarak düşünmeyin sadece.

Tabii ki dünyanın dört bir yanında Netflix, Hulu, HBO Max gibi platformları konuşuyoruz; ama çok daha niş ya da yerel çok sayıda platform var dünyanın dört bir yanında.

Mesela benim yaşadığım ülkede BBC’nin iplayer’ı var, ITV var, Britbox var.

Sinefiller için Mubi var, ya da yerel dillerde platformlar var, sadece spor, eğitim, haber içeriği verenler var.

Sadece kendi kişisel içeriğini sunmak için bile streaming platformu açanlar var.

O yüzden streaming platform açmak çok da bir şey değil artık.

Video içerik üretim ve tüketimi arttıkça bu siteler çoğalacak, kapitalist piyasa düzenine göre de başarılı olanlar ayakta kalacak, diğerleri elenecek.

Türkiye’de de en son olarak Acun Ilıcalı yılbaşında yeni bir dijital platform açtı: Exxen.

Exxen, başarılı olacak mı çok tartışılan bir konu. Ancak başarı da göreceli, Exxen’in başarılı olması Türkiye’de içerik açısından gündemi belirleyen bir platform mu olması yoksa TV8’in yani televizyonun dijital ayağı olarak mı güçlenmesi anlamına geliyor, herkese göre değişecektir.

Ancak Ilıcalı’nın söylediğine göre küreselde başarılı olma amacı olduğunu ve ABD’ye bile içerik satmak istediğini biliyoruz. Aynı zamanda türkiyede de kolay bir şekilde pazar birincisi olabileceğini söyledi.

Bu işin piri olan ABD gibi bir ülkeye içerik satma hedefi çok iddialı, tabii ki çok güzel bunu hayal edebilmek ve düşünebilmek.

Peki Exxen bunu nasıl başarabilir? Dünyada nasıl başarılı bir streaming servis nasıl olabilir?

Bu videoda, streaming servislerin başarılı olması için hangi etmenlere sahip olması gerektiğini teknik, maddi ve içerik etmenleri açısından irdeleyerek Exxen’in hedeflerine ulaşması için ne yapması gerektiğini söyleyeceğim.

TEKNİK VE TEKNOLOJİK ALTYAPI

Şimdi tabii ki ilk maddeye geliyoruz, en başta iyi bir teknolojik ve teknik altyapınızın olması gerek.

Burada ben de uzmanı olmadığım için teknik detaylara girmeyeceğim, ekrana iyi bir içerik sağlayıcısı olmak için minimum hangi teknik altyapıya ve donanıma sahip olmanız gerektiğini bir tablo olarak yansıtıyorum.

Türkiye’de bu açıdan teknik olarak şikayet dile getiren çok sayıda kullanıcı oldu, ancak Exxen’in küresele açılmadan önce bu açığını gidereceğini tahmin ediyorum.

ŞİRKETİN FİNANSAL YAPISI

Tabii ki her iş kolu, her sektör gibi dijital içerik sağlayıcılarının da para kazanması, şirketi döndürmesi gerek.

Netflix gibi dünyanın en büyük streaming platformuna baktığımızda her ne kadar kârlı bir şirket olsa da, orijinal içeriğe harcadığı para yüzünden çoğu zaman negatif nakit akışı yürüttüğünü görüyoruz.

Ki Netflix halka açık bir şirket, o yüzden bilançosunda bütün bu para akışını görebiliyoruz.

YouTube o açıdan baktığınızda çok daha kârlı bir şirket ama o bile Google’ın gelirinin yüzde 10’una ancak yetiyor.

Acun Ilıcalı Exxen’de içerik için yıllık 900 milyon TL değerinde bir harcama yaptıklarını söyledi.

Şimdi sadece bu parayı kafamızda bir yere oturtmak için Netflix’in yıllık orijinal içeriğine ve satın aldığı içeriklere harcadığı paranın toplamına bakalım: 17 milyar dolar.

Exxen tarafında ise 120 milyon dolar.

Şimdi Netflix’in rakamları açısından bakarsak bu şirket üzerinde halka açık olduğu için bilançosunu düzeltmesi açısından yatırımcıları tarafından da uygulanan bir baskı var.

Eğer nakit akışını pozitife çevirmek isterse; bu sefer oriijinal içerik için harcaması gereken parayı kısması gerekecek, bu da yine şirketin bilançosu için önemli olan küreselde yeni üye sayısının düşmesine neden olabilir.

İşte Netflix bile böyle sıkışık bir döngünün içinde.

Acun Ilıcalı şimdilik diğer prodüksiyonlarından ve televizyondan kazandığı parayı Exxen’e içerik üretmek için harcayarak maddi olarak platformu döndürebilse de ileride küresele açılması gerektiğinde maddi açıdan şirkete geçerli bir iş planı oluşturması gerekecek.

Bu arada reklamlı içeriğe para alan tek platform Exxen de değil, Hulu’nun da reklamlı ve reklamsız üyelik modelleri var.

YENİ ÜYE EDİNMESİ

Bir streaming platformun hayatta kalması ve üzerine başarılı olması için kritik olan şey üye sayısını sürekli artırması ki böylece gelirini yükseltmesi.

Bu da elindeki üyeleri tutmayı başarırken yeni üye elde etmesi demek.

Platformun ara yüzünün çok iyi tasarlanmış olması, böylece üyelerin içeride kalarak sürekli içerik tüketmesi kritik.

Bunun için de Netflix gibi yapay zeka ya da makine öğrenimi gibi teknolojilerle üyelerin platformda nasıl davranışlar sergilediğini gözlemlemek ve önlerine sürekli tüketecekleri yeni içerikler sunmak çok önemli. Netflix burada büyük başarı elde ediyor.

İşte bütün bu arka planı verdikten sonra zaten bir streaming platformun ayakta kalması için en kritik yere geliyoruz:

İÇERİK

İçerik için de çok farklı modeller var küreselde, kendi lisanslı üretiminizi yapabildiğiniz gibi gösterim haklarını satın alarak başka kurumların ürettiği yapımlara da yer verebilirsiniz.

Netflix ikisini de yapıyor ama asıl orijinal içeriğinden para kazanıyor.

Şimdi gelelim burada Acun Ilıcalı’nın YouTube’da içerik üreten isimlere platformunda yer vermesine.

Evet, sonuçta YouTube algoritmasını bile yenerek kendisine has bir izleyici kitlesi edinen içerik üreticilerini platforma almak, onlara yeni bir alan tanımak çok mantıklı bir adım.

Çünkü bir yerden sonra YouTuberların da gelirlerini artırmaları için içeriklerini çeşitlendirmeleri, başka platformlar ya da markalar için içerik üretmesi gerekiyor.

Çünkü sadece YouTube’a gelir modeli olarak güvenmek çok mantıklı değil.

Dünyanın dört bir yanında da YouTuberlar Netflix ya da Hulu gibi platformlara transfer oldu, oluyor.

Ancak burada kritik bir şey var, farklı içerikler. Farklı formatlarda, farklı programlar üretebilen isimleri platforma katmak önemli.

Bir de şunu unutmamız gerekiyor ki, her ne kadar bu platformlarda YouTube’a da içerik yapan, komedi programlarını yapan, Vlog yapan isimleri de görsek, bu platformları sadece bu isimler ayakta tutmuyor.

Tabii ki bu platformlarda da komedyen olarak şov yapan isimler var, ama marka değerini bu yapımlar sırtlamıyor.

Netflix dediğimizde The Queen’s Gambit diyoruz, Hulu dediğimizde The Handsmade’s Tale diyoruz, Disney Plus’ta The Mandalorian’ı izliyoruz.

Bu isimler bizim platforma üye olmamız için itici güç olmuyor, platformun güçlü yapımları bizi para vermeye ikna ediyor.

Niş bir içerik oluşturmak, belirlediğiniz kitleye uygun içeriği sunmak.

Her ne kadar Netflix başka yapımcıların içeriklerini de alıp platformda sunsa da asıl başarıyı kendi içeriğini üreterek hayata geçiriyor, ilk olarak Orange is The New Black yapımını üretmişti; daha sonra da küresel başarıyı House of Cards ile sağladı.

Ya da Amazon’u biz The Marvellous Mrs. Maissel ile biliyoruz.

İşte burada bir platformun niş bir içerik üretmesi, niş bir kitlesi olması çok önemli.

Hangi alanlarda streaming platformları var?

Eğitim, eğlence ki onlarınki daha geniş bir içerik yelpazesi olduğu için Netflix, Amazon Prime ve Hulu’yu buraya koyabiliriz. Eğlendirirken öğrenmeyi sağlayan Discovery+ gibi kanallar, spor, e-spor gibi çok sayıda farklı alan sayabiliriz.

E burada da müneccim olmaya gerek yok, hepimiz Acun Ilıcalı’nın hangi alanda çok iyi olduğunu biliyoruz: Reality şovlar.

Streaming platformlar ilk başta üye çekmek adına farklı stratejiler izleyebiliyor.

Mesela tabii geçen yıl Olimpiyatlar’ı izleyemedik ama NBCUniversal streaming platformu Peacock’ı yazın açmadan önce Olimpiyatların kesintisiz canlı yayının platformunda yayınlanacağını duyurmuştu.

Böylece bir taktik ile yeni üyeleri platformunuza çekebilir, sonra da orada kalmalarını sağlayacak içerikler sunabilirsiniz.

İçerikte niş bir kitle edinmek için hem rakiplerinizin sunmadığı içeriği veriyor olmanız hem de çok geniş bir kitleye hitap ediyor olmanız gerek, zor bir denge.

Bir de Acun Ilıcalı ABD’ye de dizi üreteceğini söylüyor.

Bu çok iddialı. İngilizce iki ülkenin de ana dili olmasına rağmen İngiliz dizileri ABD’de o kadar başarılı değil.

ABD şov dünyasını yaratan ülke olarak ve uzun zamandır ABD’deki medya şirketlerinin içerik üretim sürecini merak ettiğimden iş yapma kültüründe çok farklı bir bakış açısı olduğunu söyleyebilirim.

ABD’ye içerik üretmek bu kadar başarılı yapımları ve inanılmaz büyük bir eğlence sektörü varken zor, ama içeriğin kendisinden ziyade iş yapma kültürü de çok farklı.

Çok değişik metrikler ve bakış açısı var.

Tabii ki bunun kırıldığını, Bollywood’un geçtiğimiz yıllarda ABD’de büyük patlama yaptığını, Kore yapımı, Japon yapımı filmlerin ve dizilerin belirli bir kitlesinin olduğunu söyleyebiliriz.

E burada da yine iş yapılacak ülke pazarının çok dikkatli ve ince bir şekilde araştırılması gerek; her ülkede tüketilen içeriğin yapısı ve içeriği tüketme şekli de farklı.

Her ülkede ayrı bir piyasa araştırması yapmak zaruri bu açıdan.

Bu taraftan bakarsak Acun Ilıcalı için önce reality şovlarla başka ülke pazarlarına açılmak, bu içerikle kullanıcıyı çektikten sonra belki başka stratejiler geliştirmek kritik olabilir.

İlk siz yorum yapın