RADİKAL SOL YENİ BİR GELECEK VAAT EDİYOR

Syriza podemos

30.01.2015′te Milliyet’te yayınlanan yazım…

 YUNANİSTAN VE İSPANYA’DA RADİKAL SOLUN YÜKSELİŞİNİ İNCELEDİK

Yunanistan

Yunanistan’da radikal sol parti SYRİZA’nın kazandığı zafer, sol ve sağın ekonomik kriz için yeni bir politika yaratamamasının ardından yaşandı. Yunan akademisyen Kechriotis’e göre merkezin çökmüş olması bu zaferde etkili

Bütün dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik krizin en çok yıprattığı ülkelerden biri Yunanistan. 2010 yılından beri gençler arasında işsizlik çok yüksek bir düzeyde seyrediyor. Emekli maaşlarında yapılan kesintiler ve gelirlerin ciddi oranda düşmesi, yaşam kalitesini olumsuz etkiledi. Bu yüzden Yunanlar, uluslararası kurumlara kafa tutarak borçların azaltılacağını vaat eden SYRİZA’yla yeşeren umuda tutunmuş durumda. Bu umut sadece Yunanistan’la sınırlı kalmıyor, İspanya gibi krizden etkilenen ülkelerde radikal sol yeni bir geleceğin sözünü veriyor.

Öfke ve intikam
Boğaziçi Üniversitesi’nin tarih bölümü öğretim üyesi Vangelis Kechriotis, Yunanistan’da SYRİZA’nın seçilmesini 5 yıl süren kemer sıkma politikalarının ardından yaşanan bir “öfke patlaması ve intikam” olarak değerlendiriyor. Bunun kaçınılmaz bir son olduğunu ve önceki iktidara duyulan tepkiden kaynaklandığı belirten Kechriotis’e göre sonuçların sevindirici yanı, oyların sağ yerine sola kayması.

Vangelis Kechriotis(1)

SYRİZA yeni merkez sol
Merkezin “çökmüş ve parçalanmış” bir durumda olduğunu vurgulayan Yunan akademisyen, siyasi haritanın çok değiştiğini vurguluyor. Kechriotis’e göre sol ve sağ arasındaki ikili mücadele halen mevcut olsa da büyük oranda kırıldı. Bir önceki başbakan Antonis Samaras’ın sağ partisi Yeni Demokrasi’den ve merkez sol parti PASOK’tan SYRİZA’ya geçen milletvekillerini hatırlatan Kechriotis, SYRİZA’nın yeni bir merkez sol olabileceğini belirtiyor. Kechriotis ayrıca SYRİZA’nın son bir yıldır daha çok merkeze kaydığını vurgulayarak geleceğin yeni PASOK’u olabileceğini aktarıyor.

Avrupa kültürü genlerinde
SYRİZA’nın lideri Aleksis Çipras’ın PASOK’un eski lideri Andreas Papandreou’yu taklit ettiğini belirten Kechriotis, Samaras’ın son zamanlarda merkezden vazgeçip aşırı sağa kaymasının ve komünist partinin yaptığı hataların radikal solun güçlenmesini sağladığını aktarıyor. SYRİZA’ nın Yunanistan’ın içinde yeşeren hümanist Avrupa solu geleneğinin içinde yer aldığını vurgulayan Yunan akademisyen, “SYRİZA 90’lı yılların sonunda kuruldu. SYRİZA ne kadar Almanya’ya, Merkel’e ve kemer sıkma politikalarına karşı dursa da Avrupa geleneği genlerindedir. Bundan kolay kolay ayrılamaz, bir komünist parti değil” diyor.

Supporters of radical leftist Syriza party chant slogans and wave Greek national and other flags after winning elections in Athens

Bu yüzden Kechriotis’e göre SYRİZA, “sadece merkeze kaymış ya da konjonktürel bir parti değil, derin bir Avrupa geleneğinden gelen bir kültüre sahip”. Kechriotis, SYRİZA’nın ancak Yunanistan’la kalmayıp bütün Avrupa’ya yayılan bir umudun kaynağı olabilirse başarılı olacağı görüşünü, “Neoliberal politikaların gevşeyebileceğini görüyoruz. Eğer bu başka ülkelerde, özellikle güneyde bir sinyal olarak algılanırsa ve karar alma mekanizmaları gevşetilebilirse, bu bir umut olarak algılanabilir. Başarı ya da başarısızlık buna bağlıdır” diyerek dile getiriyor.

Umutlar biterse Altın Şafak gelir

Yunan akademisyen Kechriotis’e göre büyük bir tehlike var; eğer SYRİZA yarattığı umutlara cevap veremezse Yunanistan çöküşe doğru gidebilir. Kechriotis, “SYRİZA ekonomik politikaları açısından çok popülist, daha gerçekçi ve temkinli bir yaklaşımı olmalıydı. SYRİZA’nın fırsatı aslında daha dinamik ve solcu bir ajanda uygulanarak devletin içeriğini ve toplumun önceliklerini değiştirmek. Bu fırsat Avrupa’da eşitlikçi bir sosyal devlet inşa etmesi ve böylece neoliberal politikalara karşı durmasıyla olabilir. Eğer bu olmazsa Yunanistan biter. Ya aşırı sağ bir parti çıkar, ya da Altın Şafak yüzde 30 oy alır; o zaman hepimizin sonu olur” diyor.

İSPANYA

SOLUN GÖZÜ GÜNEY AVRUPA YERİNE GÜNEY AMERİKA’DA

SYRİZA’nın yarattığı rüzgarı arkasına alan İspanya’nın yeni partisi Podemos, akademisyenlerden oluşan kadrosuyla sol için yeni bir dil sunuyor. İspanyol gazeteci Rivero, Podemos lideri Iglesias’ı entelektüel ve akıllı buluyor

Yunan akademisyen Kechriotis’in vurguladığı öfke, 15 Mayıs 2011 tarihinde İspanya’da patlak verdi. Adını protestoların başladığı günden alan 15-M hareketi, Öfkeliler, Gerçek Demokrasi Şimdi ve Geleceği Olmayan Geçlik gibi oluşumlarla İspanya’nın bütün şehirlerine yayıldı. Ülkenin en büyük şehirlerinde her pazar günü milyonlarca insan, bir şenlik havasında geçen gösterilerde ekonomik krizin yarattığı zorluklara, işsizliğe ve maaşların düşmesine isyan etti.

İspanya eylem (1)

Yunanistan’da olduğu gibi gençler arasında işsizliğin çok yoğun olarak görülmesi, İspanya’nın apolotik olduğu düşünülen gençlerini işgal hareketlerine yöneltti. Boş binalar işgal edilerek politik merkezlere dönüştürüldü, Madrid ve Barcelona gibi ülkenin en büyük şehirlerinin meydanlarında işgal eylemleri yaşandı. Polis uzun süren işgal eylemlerine müdahale etmeye çalışsa da her yaştan vatandaşın tepkisiyle karşılaştı. Bu yüzden İspanya’da NİNİ “ne okuyan ne çalışan” (Ni estudia ni trabaja) olarak nitelendirilen bir kuşak, ülkenin politik geleceğini belirlemeye başladı.

Akademisyen bir parti
Podemos (Yapabiliriz) adlı siyasi parti ise bütün bu öfkeyi arkasına alarak 2014 yılının başında kuruldu. Kurulduktan sadece beş ay sonra düzenlenen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 8 oy olarak Brüksel’e 8 milletvekili gönderdi. Partinin lideri ise Complutense de Madrid Üniversitesi’nin siyaset bilimi bölümünde öğretim görevlisi ve yazar olan Pablo Iglesias Turrion. 36 yaşındaki Iglesias, yakın arkadaşı olan SYRİZA partisinin lideri Aleksis Çipras’tan dört yaş küçük.

İspanyol gazeteci Jacobo Rivero'nun Podemos lideri Pablo Iglesias ile ilgili bir kitabı yayınlandı.

İspanyol gazeteci Jacobo Rivero’nun Podemos lideri Pablo Iglesias ile ilgili bir kitabı yayınlandı.

Yeni bir plan
“Pablo Iglesias ile Sohbet” kitabının yazarı İspanyol gazeteci Jacobo Rivero, Iglesias’ın entelektüel birikimine ve halkın genç liderin çok akıllı olduğunu düşündüğüne değiniyor. İspanyol gazeteci, Iglesias’ın “yeni nesil bir politika” vaat ettiğini söyleyerek Çipras gibi medyanın ve sosyal medyanın dilini çok iyi bildiğini ekliyor. Rivero ayrıca Podemos’un çoğu üyesinin sosyoloji ve siyaset bilimi hocası olduğunu vurgulayarak, ekonomik kriz üzerine çalıştıklarını ve yeni bir plan yaptıklarını söylüyor.

Rivero, SYRİZA ve Podemos’un radikal solun geleneksel dilinden farklı ve yeni bir dil sunduğunu söyleyerek, “Güney Avrupa’da SYRİZA ve Podemos, yeni bir şey yapmaya çalışıyor. Birçok insana yeni bir pencere açıyorlar; çünkü bu kriz ortamında karşılarında sadece radikal sağ var. Tasarruf kararlarına ve Almanya’nın dayattığı ekonomik politikalara karşı beraber farklı bir şey yapmaya çalışıyorlar. Yeni bir Avrupa şansını ortaya koyuyorlar. Özünde insan hakları ve vatandaşlık haklarının dilini konuşuyorlar” diyor.

Pablo Iglesias

Sağlık ve eğitim kısıldı
Rivero, 2004 ve 2011 yılları arasında İspanya’nın başında olan sosyalist başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero yönetiminde vatandaşların sol ve sağ partilerin aynı ekonomik politikaları yaptığını düşündüğünü belirtti. “İnsanlar, demokrasinin yeniden inşa edilmesi gereken bu zamanlarda komünist partinin de farklı bir şey yapmadığını düşünüyor. Ancak Podemos insanlarla konuşuyor ve onlarla hareket ediyor.

Orta sınıf gittikçe yara alıyor. Demokrasinin en önemli değerleri sağlık ve eğitim. Ancak tasarruf politikalarıyla en çok bu kalemler kısılıyor. Podemos ise ‘Biz sosyalizm ve komünizmden bahsetmiyoruz, refah toplumundan bahsediyoruz. Herkes için ekonomik bir çözüm sunmaya çalışıyoruz’ diyor” açıklamasında bulunan Rivero, gençlerin yaşadığı sorunlara eski politikaların ve yaşlı siyasetçilerin çözüm sunamayacağını aktarıyor.

Liderler (4)

Avrupa’nın umudu
SYRİZA’nın yıllar içinde büyüdüğünü ve güçlendiğini aktaran Rivero, Podemos’un önümüzdeki seçimlerde bir bölgeyi, şehri ya da ilçeyi bile ele geçirmesinin önemli bir gelişme olacağını kaydediyor. Çünkü Rivero’ya göre Podemos’un medyanın tekelini ilk başta kırması çok zor. İspanyol gazeteci, bütün Avrupa’nın gözünün İspanya ve Yunanistan’a diktiğini belirterek Fransa ve İtalya’dan çok sayıda sosyalistin Madrid’e gelip eylemlere katıldığını söyledi. Rivero’ya göre, “Son 15 yıldır sol gözünü Güney Amerika’ya dikmişti, ancak şimdi solun dikkati Güney Avrupa’nın üzerinde”.

İlk siz yorum yapın