SEUL DÜNYA KUPASI STADI’NI LEAGUE OF LEGENDS SALLADI

League of Legends final

25.Ekim.2014′te Milliyet’te çıkan yazım…

Güney Kore’nin başkenti Seul’da, 2002’de FİFA’nın düzenlediği Dünya Kupası için yapılan stadyumu dolduran on binlerce kişi… Stada girebilmek için yüzlerce kişinin oluşturduğu kuyruklar… Stadyumun dışında ellerinde biletlerle dolaşan kara borsa avcıları ve en çok sevilen oyuncuların eşyalarını satan seyyar satıcılar… Stadyumun içinde ise maça çıkacak takımların formalarını giymiş gençler ve geri sayım ilerledikçe heyecanla atılan çığlıklar…

Dünyanın dört bir yanından gelen gençlerin stadyuma doluşmasının sebebi iki ünlü futbol takımının karşılaşacağı bir maçı izlemek ya da Cristiano Ronaldo ile Lionel Messi gibi dünyanın en ünlü futbolcularını görmek değil. 15-25 yaş arası yaklaşık 40 bin gencin Seul Dünya Kupası Stadyumu’na gelmesinin nedeni, en çok oynanan online oyunlardan League of Legends’ın (LoL) dünya turnuvası finalini izlemek. Finale kalan Çinli ‘Star Horn Royal Club’ ile Güney Koreli ‘Samsung White’ takımlarını desteklemeye gelenlerin yarattığı atmosferin büyük bir spor etkinliğinden hiçbir farkı yok.

İzleyiciler (4)

70 milyon kullanıcı
Beşer kişilik takımların, ‘şampiyon’ adı verilen üstün özellikli karakterlerle sanal bir dünyada mücadele ettiği oyun, 70 milyon aylık kullanıcıya ve 7.5 milyon anlık oyuncuya sahip. Dünyanın birçok yerinde bir spor dalı olarak tanınma yolunda ilerleyen League of Legends’ın profesyonel liglerinde mücadele eden takımlarda, milyon dolarlar kazanan gençler bulunuyor. Büyük şirketlerin sponsor olduğu bu takımlar, yıldız oyuncuları transfer etmek için çok yüksek bonservis bedelleri ödüyor.

Mücadeleci ruhu ilgi çekici
Dünya turnuvasının heyecanlı finali başlamadan önce farklı ülkelerden gelen gençlerin doldurduğu tribünlerde dolaşıyoruz. Karşımıza ilk olarak üniversite öğrencisi Meksikalı Carlos çıkıyor. Güney Kore’de değişim öğrencisi olan Carlos, arkadaşları oynadığı için LoL’a başladığını söylüyor. Günde 4 saat LoL oynadığını söyleyen Meksikalı genç, mücadeleci bir oyun olduğu için LoL’u sevdiğini belirtiyor.

b. Röportaj yaptım (1)

Bilet fiyatları 25-55 dolar arasında değişen maçı ABD’den izlemeye gelenler bile var. Tribünlerde dolaşırken karşımıza çıkan 24 yaşındaki dört Amerikalı arkadaştan Chris, çok eğlenceli buldukları bu oyunu oynamak için ‘binlerce saat’ harcadıklarını söylüyor gülerek… Amerikalı gençlere göre onca yolu aşarak Seul’e gelmelerinin nedeni, LoL’un diğer video oyunlarından çok farklı olması.

Amerikalı gençlerden sonra karşımıza iki Avustralyalı arkadaş çıkıyor. Yarı final maçlarını da yerinde izlediklerini söyleyen 23 yaşındaki iki gençten John, “LoL’u çok farklı etmenlerinden dolayı seviyorum. Saldırabiliyorsunuz, savunmaya geçiyorsunuz, tüm bunları yaparken stratejik davranmak zorundasınız. Farklı rollere bürünebiliyorsunuz” diyerek günde yaklaşık 10 saat bu oyunu oynadığını söylüyor.

b. Röportaj yaptım (2)

Kadınlar alışverişi seçiyor
LoL’u oynayanların büyük çoğunluğu erkek. Bu yüzden maçı izlemeye gelenler arasında kadınları görmek çok zor. Bu yüzden tribünlerde karşıma çıkan ilk kadınla hemen konuşmaya başlıyorum. Tayvan’dan geldiğini söyleyen 32 yaşındaki Sisy de oyunu sadece erkek arkadaşlarının oynamasından şikayetçi. Sisy, “LoL’un görünümü diğer oyunlara göre çok daha havalı. Bu oyunu oynayan arkadaşlarımın çoğu ‘Kadınlar bu oyunu oynayamaz’ diyor; bunun sebebi kadınların oyunlar için vakit harcamak yerine alışverişi tercih etmesi” açıklamasında bulunuyor.

b. Röportaj yaptım (3)

Sisy ile beraber Seul’a final karşılaşmasını izlemek için gelen Hollandalı Mark ise Sisy’nin LoL’u kendisinden daha iyi oynadığını ifade ediyor. Sisy, kadın ve erkeklerden oluşan karışık profesyonel takımların olması gerektiğini düşünürken, Mark’a göre sadece kadınlardan oluşan profesyonel ekipler olmalı. Mark’a göre LoL’un sahibi Riot Games adlı şirketin oyunu çok iyi bir şekilde pazarlaması, LoL’un başarısının ardında yatan sebep.

Imagine Dragons konseri
Stadyuma kurulmuş üç devasa ekranda geri sayımın son saniyeleri gösterilmeye başladığında atılan çığlıkların haddi hesabı yok. Davullar çalınıyor, orkestra yerini alıyor, Güney Kore kültürünü ve oyundaki mücadeleyi yansıtan dans gösterisi başlıyor. Son yılların en beğenilen Amerikan müzik gruplarından Imagine Dragons, LoL için yaptığı ‘Warriors’ adlı şarkıyı söylemek için sahneye çıkıyor. İki ekibin yerini almasıyla Samsung White’ın 3-1 kazandığı dört maçlık seri başlıyor.

Imagine Dragons konseri
Online oyun gerçek
dünyaya taşınıyor

League of Legens dünya turnuvası finalinin sonunda, kazanan ekibin kucakladığı görkemli şampiyonluk kupası, ışık oyunları, sahne gösterileri, büyük ve profesyonel bir ekibin canlı yayına hazırladığı maçın dünya çapında en az 35 milyon kişi tarafından izlenmesi, stadyumu dolduran kalabalığın heyecanlı ve neşeli sesleri, LoL finalini benzersiz kılan özellikleri. Diğer spor müsabakalarının aksine, maç boyunca stadyumdan öfkeli sesler duymuyorsunuz. Her iki takımın da yaptığı başarılı hamleler alkışla karşılık buluyor. Kimse karşılaşmayı asık bir yüzle terk etmiyor.

LoL finalinin stadyumda düzenlenmesinin en etkileyici yanı, online bir etkinliği offline dünyaya da yansıtmayı başarması. Bilgisayar başında oyun oynayarak saatlerini harcadıkları için asosyal olduğu söylenen gençler, düzenlenen bu turnuvalar sayesinde aslında arkadaşlarıyla sosyal bir etkinliğe katılmış oluyor. LoL’un sahibi Riot Games şirketinin e-spor algısını dünyanın dört bir yanında yaygınlaştırmak ve federasyonların LoL’u bir spor olarak tanıması için mücadele etmesi bu noktada çok önemli.

Yeni bir kariyer yolu
Riot Games, e-sporu yaygınlaştırmak adına ABD’de Robert Morris Üniversitesi’yle LoL takımının kurulması ve öğrencilere burs verilmesi konusunda anlaştı. Şirket, böylece takımlar halinde yarışan gençlerin belli bir disiplin altında ve ‘fair play’ kurallarına uygun bir şekilde mücadele etmesini amaç ediniyor. Profesyonel ligler ve takımlar sayesinde bilgisayar oyunu meraklılarına yeni bir kariyer yolu açılıyor.

Evde tek başına oynamaktansa profesyonel takımlarda mücadele eden gençler, stratejik ve taktiksel olarak çıkacakları maça hazırlanıyor. Başarılı oyuncular, bilgisayar oyunlarını iyi oynamanın karşılığında alkışın, kahraman olmanın ve sahneye çıkmanın keyfini çıkarıyor. Turnuvaları izleyen gençler ise bu heyecanı beraber yaşıyor. Ancak profesyonel ekiplerde yer alan gençlerin ileride nasıl bir kariyer yolu izleyeceği ya da bu akımın ne kadar uzun soluklu olacağı soru işaretleri arasında. Bunu da e-sporun geleceği belirleyecek.

Karşılaşma (3)
Türkiye’de de burs
imkanı doğabilir

Seul’daki gezimiz sırasında oyun şirketi Riot Games’in Türkiye’deki ülke müdürü Hasan Çolakoğlu ve e-spordan sorumlu olan kıdemli müdürü Bora Koçyiğit ile bir araya geldik. Dünya turnuvası finali için Güney Kore’ye ekip olarak gelen Riot Games Türkiye, dünyada beş profesyonel lig olduğunu, Türkiye ve Brezilya’nın ise büyüyen ülkeler arasında yer aldığını açıkladı. Türkiye’de 8 profesyonel takım, yaklaşık 2 bin lisanslı oyuncu ve 3 milyonun üzerinde kayıtlı oyuncu var.

Türkiye’de Gelişmekte Olan Sporlar Federasyonu kapsamında yer alan e-spor lisansı almak isteyen oyuncular, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na başvurmak zorunda. Avrupa’da, Almanya’dan sonra oyuncu büyüklüğü açısından Türkiye ikinci sırada yer alıyor. Türkiye’de 300 milyon dolarlık olan video oyunu sektörü her yıl iki kat büyümekte.

Karşılaşma (5)

Oynaması bedava olan LoL’de sadece karakterlerin görünüşlerini değiştirmek istediğiniz noktada para ödüyorsunuz. Türkiye’de kişi başına yıllık harcama 2.9 dolar iken Brezilya’da 5 dolar. Türkiye’de bu pazarın beş yıl içinde 5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye ekibinin önerisiyle LoL’de Barbaros ve Fatih adında karakterler de bulunuyor. Türkiye’deki maçların anlatımını Murat Kosova, karakterleri ise Can Gürzap ve Zafer Algöz gibi isimler üslenmiş. ABD’de olduğu gibi Türkiye’de de e-spor bursu verilmesi için üniversitelerle görüşmeler yürütülüyor.

İlk siz yorum yapın