“MÜZELER, İSTANBUL İÇİN EL ELE VERMELİ”

Stenvers-1

15.Mart.2014′te Milliyet’te yayınlanan yazım…

Björn Stenvers, Hollanda’daki kültür-sanat ve müzecilik sektörünün çok önemli isimlerinden biri. Hollanda’nın başkenti Amsterdam’ın tarih, etnografya, fotoğraf, spor, modern ve çağdaş sanat gibi çok farklı alanlarda hizmet sunan 40 müzesini tek bir çatı altında toplamak gibi zor bir görevi başarıyla gerçekleştirmiş. Amsterdam’ın Resmi Müzeleri (OAM) oluşumunun direktörü olan Stenvers, Boğaziçi Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi, Pera Müzesi, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü ve Lufthansa’nın konuğu olarak Amsterdam’la ilgili tecrübelerinin İstanbul’a ilham vermesi için bir ziyaret gerçekleştirdi.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde yapacağı konuşma öncesi Pera Müzesi’nde buluştuğumuz Stenvers, Amsterdam’daki bütün müzeleri tek tek dolaşarak direktörlerini bu konuda ikna etmenin ilk başta kolay olmadığını anlatıyor. Müzeleri beraber çalışmaları takdirinde daha çok kar elde edecekleri konusunda ikna etmeye çalışan Stenvers, bunun Amsterdam’ın imajı için de daha yararlı olduğunu vurguluyor. Projenin hayata geçmesinin ve OAM’ın kent mirasına yadsınamaz katkıları olduğunun ortaya çıkmasının ardından dünyanın dört bir yanında farklı ülkelerde bulunan müzeleri de beraber çalışmaları konusunda ikna etmeye çalışıyor.

Çok sayıda ülkenin kültür ve sanat bakanlıklarına danışmanlık yapan Stenvers, OAM’daki görevinden önce Amsterdam Kütüphanesi’nde ve çeşitli şirketlerin ticari pozisyonlarında çalışmış. Kütüphaneyi ülkenin en büyük kültürel kurumu haline getirdiğini açıklayan Hollandalı yönetici, mekanı ‘sadece kitaplarla anılan’ bir yer halinden tiyatro, sinema, mağazalar, restoran ve cafeler kurarak ‘havalı bir markaya’ dönüştürdüğünü anlattı. Ziyaretçi sayısının 5 milyona çıktığını söyleyen Stenvers, kütüphanenin ilk defa milyonlarla ifade edilen bir gelire ulaştığını vurguluyor. Kütüphanenin yaş ortalaması 55’ten 30’a inerken öğrencilerin uğrak noktası haline gelmiş.

Kütüphane

Stenvers, 120 milyon ziyaretçinin geldiği, 40 müze ve 52 direktörün içinde olduğu OAM için Amsterdam şehrinin pazarlanmasından sorumlu olan kurumla çok sıkı bir şekilde çalıştıklarını vurguluyor. Müzeler tek başına istediğini yapmakta özgür, ancak Amsterdam’ın imajını beraber oluşturmakla yükümlüler. Stenvers’a göre sanat ve kültür kurumlarında çalışan yöneticilerin egolarını bir kenara bırakarak kendi kurumları için gerekli olan çözümün diğer kurumlarla beraber çalışmakta yattığını görmesi gerekli.

Stenvers ayrıca müzelerin sosyal medya ve internette görünürlüklerinin yüksek olmasının önemli olduğunu ortaya koyuyor. Amsterdam’ın çeşitleri yerlerinde turistlere ‘hoşgeldiniz’ mesajı sunan panolar, Disney ile beraber yapılan projeler, ortak etkinlikler, açılış kapanış saatlerinin beraber düzenlenmesi, çocuklar için yapılan ürünler, konserler, partiler, kahvaltılar, direktörlerle öğle yemekleri, müzelerin beraber çalıştığı alanların sadece bir kısmı…

Hollandalı müzecilik uzmanı, İstanbul’daki müzelerin de şehrin imajı için beraber çalışmasının çok daha yararlı olacağını düşünüyor. Sadece müzeler de değil, bakanlık, kültür ve sanat kurumları, havayolları, havaalanları, İstanbul’un şehir olarak imajını etkileyen bütün güç merkezleri el ele vermeli. Stenvers, bir müzenin Türk Hava Yolları’yla işbirliği yapmak için konuşmasının gerekli olduğu görüşünde. İstanbul’un kent imajının tek bir merkezden yönetilmesi gerektiğini belirten Stenvers, İstanbul’la ilgili farklı logolar ve farklı mesajların söz konusu olduğunu vurgulayarak bunun bir an önce değişmesini tavsiye ediyor.

İlk siz yorum yapın