‘EĞİTİM ARTIK SINIFTA DEĞİL TELEFONDA OLACAK’

Öne çıkarılmış görsel

29.Eylül.2014′te Milliyet’te yayınlanan yazım…

İstanbul’a gelen dünyanın en ünlü genç dahilerinden Luis von Ahn, kurduğu dil öğretim platformu Duolingo’nun eğitimde çığır açtığına inanıyor. von Ahn’e göre eğitim bedava, eğlenceli ve herkese erişilebilir olmalı

Luis von Ahn, dünyanın en genç girişimci dahilerinden biri. ABD’de bulunan Carnegie Mellon Üniversitesi’nin bilgisayar bilimleri bölümünde akademisyen olan von Ahn, dünyanın en popüler dil öğrenme uygulamalarından Duolingo’nun kurucu ortağı. Duolingo’dan önceki projeleri ESP Game ve reCAPTCHA ise Google tarafından satın alındı. Guatemalalı genç girişimci, kendi ülkesinde çoğu kişinin gelir seviyesi yeterli olmadığı için İngilizce öğrenemediğini görerek kullanıcılar için tamamen bedava olan Duolingo’yu kuruyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nde bir konuşma gerçekleştiren von Ahn ile Webrazzi’nin düzenlediği teknoloji zirvesinde bir araya geldik. von Ahn, eğitimin herkese açık ve bedava olması gerektiğine; internet ile çok sayıda kişi bir araya geldiği için insanlığa faydalı projeler üretilebileceğine inanıyor. Duolingo da bu ilkeler üzerine kurulmuş, eğlenceli bir dil öğrenme platformu. Apple ve Google tarafından yılın uygulaması, teknoloji haber sitesi TechCrunch tarafından en iyi eğitim girişimi seçilen Duolingo, dünya üzerinde 42 milyon kullanıcıya ulaşmış durumda.

Eğlenceli olması şart
“Duolingo’yu eğlenceli ve dil öğretmesi için mümkün olduğu kadar etkili yapmaya çalıştık. Kullanıcıların bunu bir oyun olarak görmesi çok önemli. Duolingo’yu yaratırken sınıfta nasıl eğitim verildiğini ele almadık; sadece telefona özgü bir öğrenme yöntemi yarattık. İnsanların boş zamanlarında telefonlarıyla dil öğrenmesi için her test dört dakika sürüyor” diyen von Ahn ileride eğitimin çok büyük bir kısmının mobil telefonlar aracılığıyla olacağına inanıyor.

logo

Buzfeed ve CNN müşterisi
Dünyada 800 milyon insan, okul sistemine dahil olamadıkları için okuma yazma bilmiyor. Telefonları olanların eğitim sistemine dahil olmalarını sağlayabiliriz. Mesela ABD’de Duolingo ile dil öğrenenlerin sayısı bütün Amerikan eğitim sisteminde dil öğrenenlerin sayısından daha fazla” diyen genç girişimci, uygulamanın bedava olması için farklı bir gelir modeli yarattıklarını açıkladı. “Kullanıcılar dil öğrendikçe bazı metinleri çevirmeye başladı. Bir kavramı öğrendikten sonra istedikleri takdirde o kavramın içinde geçtiği metinleri çeviriyorlar. Bu çevirileri Buzzfeed ve CNN gibi para veren kurumlara sattık” dedi.

Milyonlarca kitap dijitalleşti
von Ahn, internette sürekli karşımıza çıkan, insanları ve bilgisayarları birbirinden ayırmaya çalışan CAPTCHA sistemini nasıl dönüştürdüğünü, “Bundan önceki projem reCAPTCHA’nın ilk amacı güvenlikti. Ancak alternatif bir kullanım amacı da vardı. Girilen kelimeler aslında kitaplardandı ve bilgisayarların bilmediği kelimelerdi. Böylece kullanıcılar bu kelimeleri girerken kitaplar dijitalleşti. Google’ın satın aldığı bu projeyle her yıl milyonlarca kitap dijitale dönüşüyor” diyerek açıkladı. von Ahn, Duolingo’dan sonra okuma yazmayı öğretecek bir uygulama üzerine çalışmayı hedefliyor.

Luis_Severin_19

 

Türkiye’de Rusya’dan
daha hızlı büyüyoruz

Luis von Ahn, dünyanın dört bir yanından milyonlarca kullanıcıyı Duolingo’ya çektiklerini ifade etti: “En çok kullanıcımız yüzde 20 ile ABD’de var. Ardından Brezilya, Çin ve Meksika geliyor. Türkiye’de de çok hızlı büyüyoruz. Burada 300 bin kullanıcı var. Rusya’ya da aynı anda açıldık ama Türkiye’de daha hızlı büyüyoruz. Öncelikli olarak herkesin internete erişimini sağlamak çok önemli. Bir noktada dünyanın yüzde 70’inin internete erişimi olacağını düşünüyorum. Bu olduğunda eğitimdeki eşitsizliğin azalacağına inanıyoruz.”

TOEFL yerine daha
ekonomik bir test

Luis von Ahn, üzerinde çalıştığı yeni sertifika programını da anlattı: “İngilizce öğrenenler için sertifika verecek bir test sistemi üzerine çalışıyoruz. TOEFL gibi sınavlar hem çok pahalı hem de bir test merkezine gitmenizi şart koşuyor. Test merkezleri her şehirde olmadığı gibi haftalar öncesinden randevu alınmalı. İnsanların merkezlere gitmesinin sebebi ise kopya çekmelerinin önüne geçmek. Biz de kopya çekmeyi, testi yapan kişinin cep telefonu kamerasına kendini kaydederek ve mikrofonunu devreye sokarak önlemeye çalışacağız. Bunun da bedava olmasını isterdik ama birinin bu görüntüleri izlemesi gerekeceği için sınava girenlerden sadece 20 dolar alacağız. Şimdiden ABD’den 12 üniversiteyle çalışıyoruz.”

İlk siz yorum yapın